Emine Valide Paşa’nın İsviçre Bankasındaki Hesabı Gündeme Geldi
İsviçre’deki “uyuyan hesaplar” listesinde Emine Valide Paşa’ya ait hesap ortaya çıktı. 2029’a kadar başvuru yapılmazsa varlık devredilecek.
Emine Valide Paşa’ya ait olduğu belirtilen bir banka hesabı, İsviçre’deki “uyuyan hesaplar” listesinde ortaya çıktı. On yıllardır işlem görmeyen hesap için 2029 yılına kadar hak sahiplerinin başvuru yapması gerektiği açıklandı.
Uyuyan Hesaplar Listesinde Dikkat Çeken İsim
İsviçre bankalarının yayımladığı güncel listelerde, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminden çeşitli isimlere ait hesaplar yer aldı. Bu listede, Osmanlı’da “paşa” unvanı alan tek kadın olarak bilinen Emine Valide Paşa da dikkat çekti.
Söz konusu hesabın, Paşa’nın hayatının bir döneminde İsviçre’de bulunduğu sırada açılmış olabileceği değerlendiriliyor. Hesabın uzun yıllardır aktif olmadığı ve herhangi bir işlem yapılmadığı belirtildi.
2029’a Kadar Başvuru Şartı
İsviçre bankacılık sistemi tarafından yapılan duyuruya göre, hesapla ilgili hak sahiplerinin 9 Ocak 2029 tarihine kadar resmi başvuruda bulunması gerekiyor. Bu süre içinde başvuru yapılmaması halinde varlıkların İsviçre hükümetine devredileceği ifade edildi.
Aynı listede Cumhuriyet döneminde diplomatlık yapan Hüseyin Ragıp Baydur’a ait bir hesabın da bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Her iki isme ait hesapların değerine ilişkin detay verilmedi.
Tarihi İsimlerin Finansal Geçmişi Gündemde
Ortaya çıkan hesaplar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bazı önemli isimlerin finansal geçmişine dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Emine Valide Paşa’nın yanı sıra farklı devlet insanlarına ait olduğu belirtilen hesaplar da kamuoyunun dikkatini çekti.
Uzun süredir işlem görmeyen bu hesaplar, belirlenen süre içinde hak sahipleri tarafından talep edilmediği takdirde resmi olarak devredilecek. Sürecin, İsviçre makamları tarafından takip edildiği bildirildi.
Bebek’teki Yalı Mısır’a Bağışlanmıştı
Emine Valide Paşa, İstanbul Bebek’te bulunan yalısını Türkiye Cumhuriyeti’ne bağışlamak istemiş ancak resmi hitap şekli nedeniyle bu kararından vazgeçmişti. Daha sonra söz konusu yapı Mısır’a bağışlandı.
Bugün Mısır Başkonsolosluğu olarak kullanılan yapı, Boğaziçi’nin öne çıkan tarihi yapıları arasında yer alıyor. Yalının, farklı isimlerle anılan ve mimari açıdan dikkat çeken bir sahil sarayı olduğu biliniyor.